23 Ekim 2003 Perşembe

'Figen Sokagın Yolları'

Çaya biber koydum, ayıp oldu,
Botlar Osmanpaşa'da kayıp oldu,
Evde buz dolap fırın vardı,
Sivaslının ayağını mantar sardı.

Figen sokağın yolları kumlu değil mi?
Sivaslının kolları kıllı değil mi?
Oysa sevdim onu deliler gibi,
Peşinden çok koştum, belli değil mi?

Sivaslının kara kalın kaşları,
Figen sokağın kaldırım taşları,
Sivaslıyı alalım mı deyince,
Nazım eniştem çattı kaşları.

Sivaslı zülfünü saçmak istiyor,
Nenem yufkayı açmak istiyor,
Şu benim delice seven gönlüm,
Sonunda Sivaslıya kaçmak istiyor.

5 Ekim 2003 Pazar

'Absürd Bir Siir'

Cezası biten mahkum,
Hapisten kurtuluyor,
Çiviye takılınca,
Çorabım yırtılıyor.

Soğuk kış günlerinde,
Lapa lapa kar oluyor,
Başkasının terliğini giyince,
Ayağım mantar oluyor.

Amelenin bir tanesi,
Balon bulmuş şişiriyor,
Bu kör olası sıcaklar,
Adamı pişiriyor.

İnşaatın temeline,
Çimentolar dökülüyor,
Demire takılınca,
Kazağım sökülüyor.

Düdüklü tencerede,
Yemekler tısılıyor,
 
Çok türkü söyleyince,
Sesim kısılıyor.

__________________________________________________
WC 04.10.003