16 Temmuz 2009 Perşembe

'Muhtarın Kızı 2'

Muhtarın kızı görücüye çıkmış,
Karşısına dinsiz imansız çıkmış,
Kız görücü usulünden bıkmış,
Sevdiği varsa; bilemezim bilemezim..

Kızın yaşı, görücüye çıkmaya müsait,
Son görücü; Vahit’in oğlu Kel Sait,
Dört dönüm arazisi var, kendine ait,
Arazi mayınlıysa; giremezim giremezim..

Kız, Sait’in kelini görüp şaşırmış,
Tepsi üstündeki kahveleri taşırmış,
Sait o anda pantolun önünü kaşırmış,
Üstüne döküldüyse; bilemezim bilemezim..

Muhtar, kızını vermeye dünden razı,
Kamaştırdı gözünü dört dönüm arazi,
Diğer görücülerin hepsi birden farazi,
Muhtar sevinçliyse; göremezim göremezim..

Kız, Çerçi Badire’yle mektup yollamış;
Sait başlık parasında herkesi sollamış,
Görücüleri boy sırasıyla yapmış liste,
Sonuna not düşmüş: “..beni tez elden iste..”

Meğer bendeymiş kızın gönlü,
İstemeye gittim, saçlarım fönlü..
Beni yalnız bırakınca kankim Veysi,
Ansızın hissiyata daldım, iç güveysi..

Anlattım muhtara, sebeb-i ziyaretimi,
Fenalaştım, duyunca başlık parasını,
Dedim: “soldurdun benzimi betimi,
ortaya çıkardın kaşlarımın karasını..”

Hemen zihnimde bir ampul çaktı,
Bu ampulün gücü 75 Watt’tı,
Muhtar dedi:’Elektrik çok yaktı..’
Komik olsa da, gülemezim, gülemezim..

”Önceki bölümde, verdiğin araba sözüne,
başlığı say..” deyip; parmak soktum gözüne,
-Bana mısın?- bile demedi muhtarın özüne,
Herif umursuzsa; bilemezim bilemezim..

Sonra dedi ki: “Bilirsin seni severim;
istersen kâhya kızıyla seni everim.
Sırt sırta verip gece gündüz çalışırsınız;
tarladan elde edersiniz bolca verim.”

Esasen kâhya kızı daha güzeldi,
Zaten o da beni görünce süzerdi,
Üstelik büyük ağabeyi biraz tüzeldi,
Sayesinde ticaret ahlâkım düzeldi..

Muhtarın salığını pek iyi algıladım,
Kâhya kızını kuşluk vakti nikahladım..
Dönüşte, muhtarın kızına rastladım,
Bakışınca fena adrenalin salgıladım..

Nikah sonrası; “Haydi kızlar yaylaya”,
Adıyla, başladık bir kampanyaya,
Kızlar çıkıp, tozdular: yaylana yaylana,
Buradan selam olsun, Türkan Saylan’a..

Nihayet muhtar kızını verdi ite ite,
Vahit oğlu dürzü Kel Sait’e,
Resmen peşkeş oldu, it oğlu ite,
Kahrolduysa; bilemezim bilemezim..

Bir ağıt yaktım; tutuşuyordum, alevdim,
-Seni ben kellerin olsun diye mi sevdim?-
Bu soru karşısında, güçlünün acizi bir devdim..
Göz yaşım dökülürse; silemezim silemezim..

Rudolfo’yum, muhtarın kızını kurtaramadım,
Serinin bu bölümünde bir işe yaramadım,
Kendi evliliğimde dahi mutluluk aramadım,
Arasam da, bulamazım bulamazım..
__________________________________________________

16.07.2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder